Sunday, 21 October 2007

Yaslaniyoruz

Yazarinin kim oldugunu bilmiyorum ama bu yaziyi canim arkadasim Yasemin yollami gecenlerde. Cok hosuma gitti ve gulumsetti beni. Umarim sizin de yuzunuzde bir tebessum birakir.



  • Süper Baba'nın müziğini flütle çalmışsanız
  • LC Waikiki veya benetton tüm renkleriyle kıyafetlerinizde önemli markalar olduysa...
  • SHOW TV'nin müziğini hala hatırlıyorsanız dup dıbu dıp dıp dıbı dıp dum...
  • Tabi ki bir de :İyi TV eyç bi bi, eyç bi bi iyi TV
  • Önce hüplet sonra gümlet' hayat felsefeniz olmuşsa
  • Bizimkiler dizisi ertesi gun okul oldugunu bi sureligine unutturduysa
  • Parliament pazar gecesi sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...)
  • Polis Akademisindeki her sesi çıkaran adama hayranlık duyuyorsanız
  • Elm sokağında kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan korkuyorsanız
  • Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız
  • Okulda coca-cola kutusunu ezip mac yaptiysaniz (kızlar yan yatırıp üstüne tam ortasına ayagı yerlestirip ustune basıp yururlerdi, topuklu ayakkabı gibi olurdu)
  • Apartmanin altindaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa
  • Tutti frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa
  • Dört tekerlekli ayakkabının üstüne takılan patenlerden sonra roller bladeler size büyüleyici geldiyse
  • Bakkala gönderilmenin en güzel yanı küçük sarellenin dibini minik plastikkaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa
  • Aterideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa yoruyorsanız
  • Işıklı spor aykkabılar hava atmanın önemli bir unsuruysa
  • Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu)
  • Clementine sizde derin izler bırakmışsa
  • Kasete kayit yapilabilmesi icin alt tarafinda bulunan karelerin bantla kapatilmasi gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız
  • Commodore 64'de tornavidayla kasetin kafa ayarını yaptıysanız
  • Anne saat kaç, simiiit, birdir bir, çay kahve gazoz, akşam ebesi, dansa davet, çatlakpatlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa
  • bandıra bandıra ye beni' şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa
  • Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız
  • Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız
  • Haftasonları çizgi film izlemek için errken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız
  • Şirinler geyiğini arkadaşlarınızla mutlaka çevirdiyseniz (Şirine aslında Gargamel tarafından yapıldı...)
  • Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizifilmleri art arda izliyorduysanız
  • Bir Başka Gece çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa
  • Pazar geceleri yıkanma günüyse
  • Seden Gürel'in neden öyle giyindiğini şimdi sorguluyorsanız
  • Müzik yelpazesi hayatınıza büyülü yabancı müzisyenler kattıysa
  • Bir sanal bebeğiniz olmuşsa,
  • Tetris'i süper hızla oynayabiliyorsanız,
  • MIRC ergenliğinizin önemli bir parçası olmuşsa(a/s/l ne demek biliyorrsanız)
  • ICQ nun 11 haneli rakamını ezberlemeye çalışmışsanız.
  • Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız,
  • Çizgifilm şarkılarının ingilizce veya japonca olsa da ezberlemişseniz
  • Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız.
  • Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon, Topitop, Yumiyum...vbçok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa
  • Sulugöz'ü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa
  • Küçük bir kızken Sindy ile Barbie'yi karşılaştırıyorduysanız
  • Tsubasa'yı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatırlıyorsanız
  • 'Hey Corç versene borç' deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız
  • Macarena dansını yapabiliyorsanız
  • TV den çekilmiş çizgifilmli sayısız kere izlediğiniz VHS leriniz varsa
  • Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız
  • İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz
  • Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın almışsanız.
  • Capri Sun ın reklamı ve melodisini hatırlıyorsanız.
  • Power Rangers'ın renklerini hatırlıyorsanız
  • Mc Donalds a gitmek için ailenize yalvardıysanız
  • Olacak O kadar, Yasemin'in penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız.
  • Lambada'nın müziği kulağınızda çalabiliyorsa
  • 'Nereye çufçufluyoruz'un kimin dediğini biliyorsanız.
  • Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark ettiyseniz
  • Fame City cennetle eşdeğerse
  • En sevdiğiniz sayı altıysa
  • Prince of Persia'da alttaki dikenlere düşünce çıkan dınnzk sesini ve kanları hatırlıyorsanız
  • Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse
  • Gençlik hayaliniz Beverly Hills teki havuzlu arabalarsa.
  • Uhuyla oynamanın zevkini biliyorsanız
  • Kolalı jelibonun önce kapağını yediyseniz annenizin poşetler dolusu taso,misket, sporcu kağıtları, gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız Peçete, kağıt, poşet vb... koleksiyonu yapmışsanız

EVET YAŞLANIYORUZ:((

Monday, 15 October 2007

AB


AB'ye girmeyi hic bir zaman istemedim , hala da siddetle karsisindayim. Onlarin yaptigi sadece bizi daha iyi somurebilmek icin, memleketimi, kanunlarimizi, insanlarimi istediklerine gore daha iyi yontup daha iyi kanimizi emmek.. Yilmaz Ozdil cok iyi aciklamis, ben ve benim gibi dusunenlerin hissettiklerini. Kendimize saygi duymayi bir ogrensek, baskalarinin "kic" merhemini kalkip kafamiza surmeyi durdursak, careyi kendimizde arasak, onlar bizim AB'ye girmemiz icin yalvaracaklardir eminim.. Keske, keske biraz daha bilincli olsak, artik salak olmayi birakip yattigimiz, yillarca suren kis uykusundan uyansak, milletce, hep birlikte!


43 (kırküç) Yıldır Sorulmayan Soru


Aslında dün yazacaktık...
Araya deprem girdi, bugüne kaldı.
Demiştik ki, bayramdan önce...
"AB için referandum yapılsın.
"Madem millet için AB'ye girmek istiyorsunuz...
Yetti artık, emrivaki...
Millete sorun.
İstiyor mu, istemiyor mu?
Çünkü benim bildiğim, AB'nin bir numaralı kriteri, millet neistiyorsa, onu yapmak...
Aksini değil.
Bu nedenle onlar kendi milletlerine sordu...
İsteyen girdi, istemeyen girmedi.
Mesela, Norveç...
Seçilmiş bir hükümet vardı iktidarda.
Yani milletten "yetki" almıştı.
Ama buna rağmen, referandum yaptı.
"Hayır" dedi millet...
Girmediler.
Bir zarar gördüklerini de, görmedim.
Peki ya biz?
İlk başvuru, 1959'da.
Menderes... Rahmetli...
Kimseye başvurdu mu, "başvuralım mı, başvurmayalım mı" diye?
Başvurmadı.
Başvurmadan başvurdu...
Sonra?Hatırlayın...
Demirel, Ecevit, Özal, Yılmaz, Çiller...
Hepsi birer defa girdi AB'ye...
Hepsi, ayrı ayrı kutlama yaptı AB'ye girdiğimiz için.
E baktı ki millet, bir yere girdiğimiz falan yok...
"N'oluyor" demeye kalmadı...
Tayyip Erdoğan iki defa daha girdi.
Patlattığımız havai fişeğin haddi hesabı yok, AB'ye girdiğimiz için.
En fazla defa biz girdik!
Ama hâlâ dışardayız.
Hatta, dışarda bi tek biz varız.
Bu arada bize giren girene...
Ve işte bugünkü soru...
Siyasilere değil, size.
Herkes kendine soracak.
Herkes kendine verecek cevabı...
1963 Ankara Anlaşması'nı milat kabul edersek...
Dile kolay,43 yıldır...
Ekonomiden hukuka, tarladan gökyüzüne, aklınıza gelengelmeyen her konuda
"AB'ye uyum için" yasa çıkardık.
Hayatınızda olumlu yönde ne değişti?
Size ne faydası oldu?
Çünkü şöyle bir manzara var.
Çıkarılan AB'ye uyum yasaları...
Bölücüye yaradı.
Apo'ya yaradı.
Fehriye'ye yaradı.
Köktendinciye yaradı.
Takıyyeciye yaradı.
Diasporaya yaradı.
Rum'a yaradı.
Cari açığa yaradı.
Kapkaççıya yaradı.
Katile, ite, uğursuza yaradı.
Peki..
Aynı AB'ye uyum yasalarının...
Vergisini ödeyen, karıncayı incitmeden hayatını sürdürmeyeçalışan, yargıya güvenen, devletini seven, bayrağına saygı gösteren, namuslu,yurtsever vatandaşa nasıl bir faydası oldu?
Açalım biraz...
Bu nasıl ortak?
Sınıflar sardalya kasası gibi...
60'şar 70'şer kişi sığışıyor çocuklarımız.
Öğretmenlerimiz, ameleden az kazanıyor.
Bu şartlarda AB'ye girmemiz mümkün mü?
Değil.
Peki siz hiç, bugüne kadar Avrupa Birliği'nin bir defa olsun,"bu sorunu çöz, çözmezsen olmaz" dediğini duydunuz mu?
Ben duymadım.
Ama eğitimle ilgili ne duyuyoruz hep?
"Ruhban Okulu'nu aç."
Sabahın 4'ünde giriyoruz hastane kuyruğuna...
Kalpameliyatına bile 6 ay sonraya gün veriliyor...
Temel insan hakkımız yok yani!
"Al şu fonları, hastane aç" diyor mu?
Demiyor...
Ne diyor?
"Limanları aç."
Bayramda 104 kişi daha öldü.
Her yıl küçük bir Avrupa kentikadar insanımız yollarda heba oluyor.
"Yollarını düzelt" demesi gerekmez mi?
Gerekir...
Ama o ne diyor?
"Ermenistan'a yol aç."
Resmi olarak 2.5 milyon, gayriresmi olarak 10 milyon işsizvar Türkiye'de.
Fas'ın Tunus'un Cezayir'in işsizini alıyor.
Bize duvar.
Bi tek kimi alıyor bizden?
PKK'lıyı.
İşçi suçlu.
Terörist mağdur.
Bölücü posteri taşıyana "dokunma" diyor.
Atatürk posteri asana "indir onu" diyor.
AB üyesi İngiltere, kendi genelkurmay başkanına göre bile,"elalemin ülkesinde işgalci."
Çıt çıkmıyor.
Bizim asker, "kendi toprakları üzerinde" uçak uçuruyor...
Şiddetli itiraz.
Kınama.
El ele verip, Çanakkale'den Antep'e, İzmir'den Urfa'ya,katlettikleri Türk'ün haddi hesabı yok.
"Soykırımcısın" diyor."
Değilim" demek yasak üstelik.
Kendi ülkesinin şartlarına göre kanun çıkarmakla yükümlü olanMeclis, "tercüme bürosu"na döndü...
Trafik suçu bile işlenmeyen ülkelerin kanunları bire bir Türkçe'yeçevriliyor.
Sonra ne oluyor?
İt, uğursuz kol geziyor.
Namuslu vatandaş korku içinde.
Farz edelim, Akmerkez'e gittiniz.
Üstünüz aranıyor mu?
Aranıyor...
Çocukların bile aranıyor.
Ama polis, şüphelendiği bir kişinin üstünü arayabiliyor mu?
Arayamıyor.
Neden?
Çünkü artık, hakim kararı gerekiyor.
Akmerkez'deki güvenlik görevlisinin hakim kararına ihtiyacıyok...
Devletin polisinin hakim kararına ihtiyacı var.
Buna "AB'ye uyum" deniyor.
Tatile gideceksiniz...
Mesela, Belçika'ya.
Vize vermek için, tapu istiyor, banka cüzdanı istiyor,gidiş-dönüş uçak bileti istiyor, kalacağın otelinrezervasyonunu istiyor, şimdi yeni moda çıktı, kulaklarını gösteren fotoğraf istiyor.
Ama Fehriye orada.
Hâlâ bir terslik yok mu burada?
Cumhuriyet 83 yaşında...
AB kaç yaşında?
"AB için referandum yapalım" dedik...
Ali Kemaller çok kızdı.
Devam o zaman...
Temel sorun şu aslında...
Yıllardır diyorsun ki, "AB, AB..."
E görüyorsun ki, iş boka sarıyor.
Şimdi çıkıp, nasıl diyeceksin...
"Bu iş yanlışmış."
Nasıl diyeceksin?
İnsanın, yanıldığını kendisine bile itiraf etmesi zordur.
Amayanıldıkları nokta, AB değil.
"Türkiye'yi adam edecek" bütün güzelliklerin, ancak ve sadece, "dışardan gelebileceğini" sanıyorlar.
"Bizi kurtarsa kurtarsa, yabancılar kurtarır" zannediyorlar.
Yanıldıkları nokta bu.
Zihniyetlerinin dedeleri de, İngiliz MuhipleriCemiyeti'ydi...
Amerikan mandacılarıydı.
Hatta, başka versiyonlarını da yaşadık, yakıngeçmişte...
Hatırlayın...
Sovyet'e sarılmıştı çoğu.
Kendi devrimine dudak büküp, elalemin devrimini alkışlıyorlardı.
Gorbaçov çıktı, pardon dedi...
Harç bitti, yapı paydos, herkes yoluna...
Ayazda kalakaldılar!
Savruldular.
Kimi "eşitlik meşitlik" falan derken, en vahşi patrondan dahakapitalist oldu...
Kimi daha düne kadar Allah'a bile inanmazken, takke taktıkafasına.
Nereyi tuttularsa, kurudu!
"Yabancıların" becerebileceğine inandılar...
Mustafa Kemal'in "kalıcı" olabileceğine inanamadılar bir türlü.
Bakar kör çünkü bunlar.
Görmüyorlar.
Ama dünya görüyor...
Geçen yüzyıldan bu yüzyıla "ayakta geçmeyi başaran tekideoloji" O ufak tefek,sarışın adamın devrimi oldu.
İlelebet payidar.


Yilmaz Ozdil

Monday, 8 October 2007

Donus


Bir heycandir sardi beni. Geri donus gunu yaklastikca icimdeki o kus daha bir hizli carpiyor. Ucaktan inip ( son kez icin:) ) , memleket havasini koklyacagim ani dusundukce icim icime sigmiyo. Ozlenilenleri gorecegim..Kimilerini cok uzundur gormedim kimilerine ise birkac ay once sariliyordum. Insanoglu kus misali bir orda bir burda demis ya atalar, ben bile inanamiyorum bazen ,ne cabuk bi ordayim bi burda.


Iyisiyle kotusuyle koskoca 2 yilimin bitmesine 35 gun kalmis. Sevdiklerime, memleketime kavusmaya 35 guncuk....


Yasasin geliyorum a dostlar!