Thursday, 17 April 2008

Bahçe


yine bir aksamustuydu ve yine canı sıkılmıstı. nedenini bilmiyordu bu can sıkıntılarının. hep aksamustleri gunesin batısından hemen sonra ıcıne saplanır taa karanlık heryeri sarana kadar da cıkmazdı icinden.

bugun, manzarası cok guzeldı. bahcesinde oturmus birasını yudumluyordu.aslında hersey o kadar da iyiydi ki.. ertesi gun ne gitmesi gereken stresli bir isi ne de bakması gereken cocukları vardı. para sıkıntısı da var denemezdi. evet zengin de degıldı ama kendıne yetecek kadar parası da vardı. bunların hepsini aklından gecirdi.neden olabilecek butun seyleri tek tek eliyordu kafasında.bu aksamustu sıkıntılarının nedenini bulmaya calısıyordu.neydi istedigi?neydi bulamadıgı?dısardan cok mukemmel gorunen hayatında eksık olan sey hangisiydi? ask? sevgi?mutluluk?saglık? saygı? umut? gelecek?hangisiydi???

neden sona urperdigini hissetti.halbuki nerdeyse mayıstı. iceri girdi. hala birası elinde radyoda eski klasikler calıyordu. sona o cok sevdigi sarkıcı soylemeye basladı radyoda, en sevdigi bi o kadar da nefret ettigi sarkısıyla.. kadınım... bu sarkıdaı onu ne cok dusundugunu hatırladı.. o kadar severdi ki bu sarkıyı keske dedi , benim icin de soylenseydi bir kez..


hala dusunuyordu. uzuldugu ne vardı? neydi bu icini kemiren sey? bi turlu bulamıyordu. birası bitti. kalkıp bir tane daha actı ve ilk o serin yudumunu aldı. icini bir serinlikle birlikte mutluluk kapladı. yine aklına ne cok sey gelmisti. gulumsedi.. yeniden mutlu olabildigini gordu.. unutmaktan korkmustu o duyguyu.. yine sevinebileceginin farkına vardı.. sadece zaman vardı birazcık daha zaman...


birasını bitirdi, radyosunu kapatıp yatagına gitti.. erken olmasına ragmen gunun mutlu olabildigi nadir anlarından birinde gunu bitirmek istedi..derin bir uykuya daldı, sabah kalktıgında belki mutlulugu hala onunla olur umidiyle..

2 comments:

Anonymous said...

Otomobilde ilerleken, kilometrelerle birlikte gözyaşları da akıp gidiyordu. Delikanlı kızın gözlerine bakıp "söz" aldı. Ama o alınan "söz" gözyaşı kuruyuncaya kadar unutuldu gitti. Kız uzaklara gitti. Delikanlı hala bir umut kıyıdan yanaşan gemilere baktı. Belki belki bir gün gelir diye. Oysa ki kız onu çoktan unutmuş, bambaşka bir hayat kurmuştu bile... Delikanlı bunu hiçbir zaman bilemedi. Bilemezdi...

Anonymous said...

Her yolun bir başı bir sonu var mı?
Gelinlikler alındıysa
Bir devrin sonu mu geldi?
Neden bir selam çok görülür?
Neden bir kelam edilemez?
Neden dürüstçe söylenemez bazı şeyler?
Herşey gönlünce olsun
Kalbin mutlulukla dolsun
Ama birazda delikanlıca olsun...