o cok sevdigi magazanin onunde durup vitrindeki elbiseye bi kez daha bakti..yanindan magazaya zengin gorunuslu sik kadinlar girdi, suratlarinda o herseyle alay eden yapmacik guluslerden vardi..acaba diye dusundu, hic bi zaman yoklugun tadini bilmisler miydi? onun gibi bi elbiseyi alabilmek icin 1,5 aylik kazancini hic yemeden biriktirmeleri gerekmis miydi hayatlarinda? bunu yapamayacaklari gercegiyle yuzyuze gelince icleri acimis miydi? ya cocuklari? onlara herzaman istedikleri seyleri alamamanin buruklugunu bi anne olarak hissetmisler miydi? neyse deyip o cok sevdigi ama bi o kadar da nefret ettigi magazanin onunden ayrildi..yagmur basladi o sira..yurumesi gereken cok yolu vardi..islanicam dedi..bi yandan da dua ediyordu hasta olmamak icin..dolmusa verecek parasi yoktu cunku..butun ayligini oyle ince ayirmisti ki giderlerine en kucuk bir dengesiz harcama herseyi alt ust edebilirdi..kocasi onu terk edip gittiginden beri herseyi kendisi yapmya alismis, kucuk bir konfeksiyon magazasinda buldugu iste basarili olmak daha dogrusu kovulmamak icin disiyle tirnagiyla calisiyordu..bazen zengin insanlari kiskandigi olurdu ama cok buyutmemeye hele de kizina hic belli etmemeye calsirdi bunu cunku eger kizi asagilik kompleksine kapilirsa bu ikisine de zarar verebilirdi...bu dusuncelerle evine vardi, islak kiyafetlerini degistirip ocaga aksam yemekelri olan corbayi koydu ve kizinin okuldan gelmesi icin beklemeye koyuldu....
12 eylul 2006
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment